23 Temmuz 2008 Çarşamba

I said touch, touch too much!

Bu sefer sevgili günlük,

Erken yatmaya karar verdiğimden bu mutlu günümde çok uzun yazamıycam. Mutlu dedim diye gaza gelme, sadece mok gibi başlayan bir günün uzatma dakikalarında atılan 2 gol bana bu sevinci getirdi, bakalım deplasmana gidince bu maçı alabilecekmiyim. 

Ne saçma ve benim tarzım olmayan bir yazı yazdım. Burak ben kocaman bir çılgınsınım. Çılgınsıyım hatta, çılgın sayılmam. Belli ki tırlamışım, kendimi zorlamışım. Ikınmışım, tıkınmışım. Karnım tok, gözüm pek. 

Günlük, ACDC'ye tapınmalıyız. Judas Priest'ın oğlu ACDC. Herkül ve Zeus gibi, Kerem ile Aslı gibi değil. Belki Ferhat ile Şirin, ama Ferhat Güzel'se ve Şirin Baba'ysa değil. Günlük Crea'yı bi türlü yakalamıyorum. Çok hızlı çevrımdışı oluyor. Deniyorum ama olmuyor günlük! Ünlem koyacak hale geldim görüyorsun. Crea'yı öpüyorum yine. Hayır günlük gey değilim. Yırtarım sayfalarını günlük, akıllı ol. Pokemonlu defter kabıyla kaplarım seni, rezil olursun Günlük alemine. Olm Günlük, Vampir Minibüsçü'nün dediği gibi, "Kanını emerek öldürürüm lan seni!!!"

O minibüsçü korkunçtu. İnmeye korktum minibüsten. Adam bana bakmasın diye yere baktım yol boyunca. Kalbim sıkıştı, mide sıpazmı geçirdim falan. Sonra indik. Böyle işte ya. Başka birşey gelmiyor, ıkınıyorum ama gelmiyor. Kabız diyor doktorlar. İğrencim günlük, evek. Evek demeyi kimden öğrendiğim seni ilgilendirmez. Evek'te derim Jnm'da derim. Jnm demem ya, öyle birşey dersem biri beni vursun. Sem öldür beni günlük. Kağıt kesiklerine boğ beni. Ölümüm senin sayfalarından olsun. Valla bende bilmiyorum hangi arada böyle bir bağ oluştu aramızda.

Neyse, iyi geceler. Size ACDC'den bi couple ile veda ediyorum bugünde.



If your name is on the guest list, noone can take you higher,
Everybody says I've got Great Balls of Fire!



Mission Commission signing off.

22 Temmuz 2008 Salı

Blog kullanmak? Denemeye başlıyorum şu andan itibarene.

Günlük olm. Sana çok pis yazıcam ben. Sonra kendim okuycam küfretcem bunu yazana, hadi bakalım.

Sapıtık kısma geçmeden önce günlüğün asıl amacını yerine getirelim, günün özeti. Eveet bugün erkenden kalkıp işyerine doğru yol alırkene aklımdan geçen bin türlü tilkiye sövüyordum. Lan, siz benim aklımı bulandırıyorsunuz hep! Burdada söverim size! Ehem, ne diyorduk. Günlük AC/DC'de olmasa benim hayatım çok boş olurdu varya. Hayatımın neşe kaynağı, ömrümün baharı, sevgi çiçeğim, petunyam o benim. Otobüste giderken Highway to Hell dinlemek havaya sokuyor insanı. Aha birazdan takla atıcaz şeklinde gitmek, hoş birşey. Evet biraz kafam iyi.

Ben otobüste yer vermeyi sevmiyorum. Sadece ayakta falan duramayacak kötü olanlara yer veriyorum. Yaşlıları severim günlük ama adam tüm gün ortalıkta keyfine gezmişken ben ona yer vermeyeceğim tamam mı. Benmi ona evden çık dedim. Niye bunu anlattım, annem yaşlarında bir kadın deli etti çünkü beni, aptal şey. Ya oturmuyorumda, ayaktayım, ayakta durduğum yeri istedi. Zor tutuyorum kendimi günlük. Zorunmu var be kadın, ayakta durduğum yere bile gözünü dikmiş aç. Neyse, kendisine git işine teyze ya dedikten sonra Bigballs geldi neyseki, I've got bigballs diye mırıldanarak eve gittim. Teyze ingilizce bilse korkarmıydı sence günlük.

Bence korkmazdı, ben dünya tatlısıyım lan günlük. Ama zencinin beyaz adama söylediği gibi lanet olası koca bi kıçım var. Aslında iyi anlaşıyoruz onunla. Zencinin saçmalıdığı bi nokta var, kafası kıçından büyük olan bir insan olamaz zaten. Aptalmısın zenci, beni ırkçı mı yaptıracan. Ha varsada öyle biri, acırım ona. Kıçım büyük olsunda kafam olmasın günlük. Günlük otobüste tam karşımdaki koltukta oturan kız çok garipti. İnerken dil çıkardım ona. Bana güldü, niye güldüyse aptal. Niye aptal dedim bilmiyorum.

Yanlız bu arada gidiş ve geliş kısmını yazıp bugün neler yaptığımı yazmamakta güzel birşey günlük. Ne yapayım, gece gece şaftım kaydı bebek. Günlük, bebeimsin . İğrendim kendimden. Neyse, wincih'i görmeye gittim bugün, kendisi acayip kafa ve muhabbeti saran biriymiş, tanıştığıma acayip memnun oldum. Ayrıca sağolsun 80 gb'a yakın müzik aldım ondan. Üsküdar'da kayboldum ama buldu beni. wincih rullz demek istiyorum burdan. Tekrar geleceğim seni rahatsız etmeye wincih.

Tamam, bugün neler yaptığımızı bitirdiğimize göre, konuya dönelim. Konuya dönelimde, anlatamam ki günlük. Ayıp. Eöö. Ayıp değilde burda anlatamam. Sadece burdamı hiç biryerde anlatamam. Günlük beyin mcıklaması geçiriyorum. Bana yol parası bul günlük, ayrıca annemi ayartta arıza çıkartmasın. Günlük seviyorum ulan demeyeceğim sana. Neymiş o öyle, çok banal. Söyleyiş tarzı banal. Banal dedimde, bandırma'da güzel yer, kaç yıldır orayada gitmiyorum, bir uğrayayım. Günlük sende gelsene benimle, sokakta uyumaya tırsıyorum çünkü. Günlük küçük vodka ne kadar? Günlük kelimesini kullanmaktan nefret ediyorum şu andan itibaren. Ben senin günlük. Sen kocaman bir çılgınsın. Ballı lokma tatlım benim. Sensiz cennet sürgün sayılmaz, ama bu sözü yerine getirebilecek biri var. Evet seviyorum muhtemelen. Muhtemelen demeyi de seviyorum, bilemez kimse cidden sevip sevmediğimi. Zaten size ne be. Okumuyorsun olm burayı. Bu kadarsınız siz! Ehem, neyse. Muhtemelen emmeli gömmeli bir laftır. İkisinede gelmez. Seviyoda olabilirim sevmiyorda. Neyse ya, baydı bu konuda.

Günlük Judu'ya minnettar olmalısın sende. Cidden onun tavsiyeleri baya iyi geldi. Ayrıca Marked One'ın yeri tartışılmaz. Ve son olarak Crea :* . Bu çok cıvık kaçtı Crea, hep senin yüzünden.

Neyse, sayfalarının ucu buruşsun günlük.


*Dharkan Out...*

1 Ocak 2008 Salı

Houston, başlangıç için izin istiyorum, tamam.

         Aslında pek bulaşmayı düşünmüyordum, ama tutamadım yine kendimi. Arasıra uğrarım buraya, bellimi olur belkide daha sık. İlk mesajı doldurmak için öylesine yazıyorum şu anda, kusura bakmayınız okuyan olursa. Yeni yılınız kutlu olsun bu arada, mutluluk getirmesi dileğiyle.


*Dharkan out..*